DORA

Temmuz 2012

Ise gitmek uzere cikmistim yola, eczaneye ugrayip ilac alma planim vardi. Sabah erken saat, malum mahalle esnafi kapali, devam edeyim yol uzerinde birtane acik olacaktir diye dusunup ilerledim.

Eczane icin durdum, kapidan iceri girerken bir Alman Coban gordum, e malum Shadow sebebiyle hepsini ayri severim, yandaki pasajda uslu uslu yatiyor ama gozu etrafta sanki birini bekler gibi. Tabi hemen laf attim, kosup geldi sevdirdi kendini. Sonra farkettim ki pantolonum kan olmustu. Once anlamadim ne oldugunu. Bir taraftan aklimda kopek sahipli mi sorusu var, derken iceriye girip eczaciya sordum, “Kim bu cocuk sahipli mi?” diye, birkac haftadir burada sahibi yok sanirim, bazen biz besliyoruz dedi. Derken anladim ki kan kopekten bulasmisti. Yanima cagirdim, bir baktim ki ayagi kaniyor, yaralanmis. Ya bir yerden kacarken takilmis yada baska kopeklerin gazabina ugramisti. Bu arada boynunda da deri ve eski bir kayis. Sahiplidir diye dusunup, eczaciya telefon numaram ile birlikte not biraktim, bu cocugu alip tedavi ettirecegim, olurda sahibi cikarsa beni aramasini ve iyilestikten sonra da getirecegimi soyledim.

Arabaya bindirmem cok komikti 😀. Kacar korkusuyla kopegi birakamiyorum, ellerim dolu bagaji da duzenlemem lazim, e kopek buyuk kucaklamam da zor 50 kg halimle. Yolda bir beyefendi, rica ettim 2 dakika tutabilir misiniz, arabayi ayarlayayim da bindireyim diye. E haliyle kocaman ve Alman Coban olunca beyefendi once bir cekindi, saldirir korkusuyla. Yok yok hicbirsey yapmaz dedim. Ama kopegi goreli daha 15 dakika olmus 😊, ne farkeder gozlerindeki masumiyet, benim onu 15 dakika icinde tanimama yetmisti. Sagolsun yardim etti, kucaklayip arabaya koyduk. Hic binmemisti arabaya, cok asikardi yasadigi stresten.

Veterinere gittik tedavisi basladi, sonra dogru otelin yolunu tuttuk, baktik ki yapis yapis tuyler, cam agaci bali yapismis tuylerine. Hemen yikadik temizledik, piril piril bir kiz cikti ortaya. Kisa sure icinde cok cekingen ve urkek oldugunu gordum. Nasil yapabilirdi ki sokakta, mumkun degildi. Karakteri muhlis mukemmel iyi niyetliydi.

Tedavisi bitti iyilesti, e ne yapacagiz kizim senle, sahibin var belki ariyor, diye dusundum. Aradan iki hafta gecti, arayan soran yok, belki aklina gelmemistir sahibinin esnafi gezip sormak ve kaybettigi icinde uzuluyordur dusuncesiyle, bir gun butun esnafi gezdim, kopegini kaybeden olmustur belki diye, ama baktim ki arayani hic yok.

Malum kaldik mi basbasa, derken her gecen gunde birbirimize alisiyoruz ve mukemmel bir karakter oldugunu da yasayarak kesfediyorum. Ismi de hala yok bu arada, bir taraftan isim vermemek icin de direniyorum, isim verdikten sonra geri donusu genelde imkansizdir benim icin😊 O zamanlar da Turkiye sinirlarinda yuva ariyorum, ama birturlu de kimseye guvenemiyorum, fabrikaya yada bahceye cikan talipler icime sinmedi, cunku o yapamazdi oralarda, belki de bahcesinden kendi kacmisti zaten kim bilir.

Sonra ismi Dora oldu. O benim kizim olmustu coktan. Bir kere bile kacmaya calismadi bahceden. Aksine taniyanlar bilir, golgem gibidir ve pesimden saniye ayrilmaz.

Tam bir ruh esi oldu bana, mukemmel otesi bir karakteri vardir. Korkusuz, cesur ve cok sosyaldir. Alfadir ama asla kavgaci degildir, korumacidir ama asla saldirgan da degildir. Otelin benden sonraki patronudur. Bahcenin duzenini saglayandir. Ne yapacagini asla kimse soylemez, o zaten biliyordur cunku. Boylesi bir kalbin benimle bulusmasi ve benim kizim olmasi tesaduf degildi, ne mutlu bana. Benim erkek Fatma’mdir ama en ozelimdir ve hepte oyle kalacak.